26 Nisan 2013 Cuma

Enginar Sote


Enginar Sote
Havalar sonunda havasını buldu:))Bir ısındı ,sonra  birden soğudu nisan ayında kombileri açtırdı bize..Biraz sızlandık..Biraz hoşlandık beklenmedik hava değişimlerinden ama sonunda mevsim normallerine döndü..Ayy kendimi hava durumunu sunan spikerlere benzettimm:))Balkanlardan gelen soğuk hava akımları uzak diyalara göç etti..Basra körfezinden gelen sıcak hava akımı da bize göç etti ve nihayet havalar ısındı efendimm..İyi oldu ısınması ama bendenizi pek bir yordu havanın kararsızlığı..Kışlıklarla yazlıklar kanka oldular evde bugüne kadar:))Nihayet bugün bu birlikteliklerini bozdum ve ayırdım onları..Off ne yorucu ve sıkıcı bi şey bu yazlık kışlık muhabbeti..Yazlıkları çıkar..yıka..yerleştir..kışlıkları aynı şekilde..Bu arada giyilmeyenleri ayır..Bir de bu arada evi toparla..Yemek yap..onu yap..Bunu yap..Rejim yapp!!!!Evett rejimdeydim ben değil mi:))Şükürler olsun artık 57 görüldü diğital tartıda:))pek sevindim tabiki.Aynen devam..Bende  bu süreçte sizlerle düşük kalorili tarifler paylaşayım dedim canlarım:))Enginar canavarı olan ben kendimce bir şey uydurdum..Enginarlı pek çok tarif gördüm..Dolması..Zeytinyağlısı..Ezmesi..Ama bu şekilde görmedim ben..Yapan vardır belki ama ben hiç rastlamadım..Evet ben uydurdum bunu :))İsim konusunda  da zorlandım biraz  ve en sonunda sotelediğim için ''Enginar sote''dedim çıktım işin içinden:))Hadi o zaman Zeyno'nun Mutfağına buyrun bakalım:))Sevgiyle ve afiyetle kalınız..


MALZEMELER:
5 adet enginar
½ çay bardağı zeytinyağı
1,5 limon suyu
Tuz
6-7 dal dereotu

YAPILIŞI:
Enginarların dış yaprakları alınır , göbeğindeki tüyler kaşık yardımıyla iyice temizlenir  , yıkanır ve bir limondan hazırlanmış limonlu suya rendelenir..Bütün enginarları bu şekilde rendeledikten sonra tavaya zeytinyağını alıp  biraz ısıtıyoruz...Tavamız ısındıktan sonra enginarları  limonlu sudan alıp süzüyoruz ve sudan geçiriyoruz.Sonrada  tavaya alıp sotelemeye başlıyoruz..Bu esnada ½ limon suyunu ve tuzu da ekleyip altını kısıyoruz ve tavanın kapağını kapatıyoruz..Enginarların  yumuşadığına emin olunca altını kapatıyoruz ve yıkayıp doğradığımız dereotunu da ekleyip karıştırıyoruz..Hepsi bu kadar..Afiyet olsun..

19 Nisan 2013 Cuma

Zeytinyağlı Bakla

Zeytinyağlı Bakla
Merhabalar sevgili dostlar..Umarım iyisinizdir..Ben bu ara pek iyi sayılmam..Kendimle kavga halindeyim..Niyemi??Bütün kış yediklerimin hepsi yaramış da ondan:))Tam 4 kilo almışım kış boyunca..Tutuştum tabi 59 kg olduğumu görünce..Oysa kış başında 55 kgdım:))Ee önümüz yaz..Malum formda girmek lazım..Bende artık diyet yapmaya karar vermiş bulunmaktayım..Vatanaa millete hayırlı olsun..55 olunca haberiniz olacak elbette:))Hepinizi sevgiyle kucaklayarak evde tek başıma yiyebildiğim taze bakla tarifimize geçelimm:))

MALZEMELER
½ kg Taze bakla
1 adet orta boy kuru soğan
5 tane taze soğan
7-8 dal dere otu
½ çay bardağı zeytin yağı
½ limon suyu
2 yemek kaşığı un(1 kaşığı ayıklanmış baklalarımızı koyacağımız limonlu su için)
Tuz
4 adet kesme şeker
2,5 su bardağı su
YAPILIŞI:
Baklalarımızı yıkayıp ayıkladıktan sonra unlu va limonlu suyumuza koyuyoruz karamasın diye..Bize de bu arada soğanlarımızı soyup rendeleyelim  yağımızı da ekledikten sonra kavuralım hafiften ve doğradığımız taze soğanlarımızı da ekleyelim..Biraz ocakta çevirdikten sonra unumuzu ekleyelim karıştıralım hemen..Baklalrımızı da sudan geçirip alalım tenceremize biraz karıştırdıktan sonra suyumuzu , tuzumuzu ve şekerimizi de ekleyelim kapatalım tenceremizin kapağını..Kaynamaya başlayınca da altını kısalım...Arada bakalım suyu az gelirse kaynamış su ekleyelim..Altını kapatmamdan az evvel de dereotumuzu doğrayıp tenceremize atalım..Ve ocağımızı kapatalım..Afiyet olsuunn :)

16 Nisan 2013 Salı

Terbiyeli Şehriye Çorbası

Terbiyeli Şehriye Çorbası
Tam ilkbahar geldi derken hava nasıl soğudu böyle bugün..Cep telefonuma gelen günlük mesajlardan takip ederim hava durumunu..Hava soğumadan mesajı geliyor iyimi:))Mesajı görünce bir de şaşırıp eşime havanın nasıl soğuyacağını sordum üzerimde kısa tişörtle gezerken:))Cevap kısa sürede kendiliğinden geldi bugün..sabah üzerime aldığım ceket yetmedi akşam saatlerinde de kombinin derecesi yükseltildi günler sonra..Yaklaşık 12 saattir dışarıda olan prensesimin de eve ilk girdiği andaki cümlesi aynıydı..Hava ne kadar da soğuk bugün:))Soğuk havaların olmazsa olmazıdır çorbalar öyle değilmi??Şimdi sizlere tarifini vereceğim çorba hem annemden hem de babanişkomuzdan tam not almış bir çorbadır:))Bir de isim koydu sevgili annelerimiz bu çorbaya''Beyaz Çorba''dediler renginin beyaz olmasından ötürü..Hadi o zaman geçelim Beyaz Çorbamızın pardon ''Terbiyeli Şehriye Çorbamızın''tarifine..Sevgiyle ve afiyetle kalınız..

Terbiyeli Şehriye Çorbası


MALZEMELER:
1Su bardağı yoğurt
1Yumurta sarısı
2 Yemek kaşığı un
1 çay bardağı tel şehriye
1,5 Litre tavuk suyu(Kişi sayısına göre çorba kaseleriyle ölçüyorum çoğu zaman, kişi sayısından 1 - 2 kase fazla koyuyorum tekrar isteyenler olabilir diye)
Haşlanmış ve didiklenmiş tavuk göğsü(Bunun için ölçüm yok)
Tuz
Pul biber
Kuru nane
İsteğe bağlı olarak tereyağı(ben yağ koymuyorum)

YAPILIŞI:
Tavuk suyumuzu çorbamızı yapacağımız tencereye alıp kaynatıyoruz..Kaynadıktan sonra şehriyelerimizi de atalım içine .Şehriyelerimizyumuşadıktan sonra didiklediğimiz tavuk göğsümüzü de atalım şehriyelerimizin içine..İyice yumuşasınlar..Bizde bu arada boş durmayalım ve yumurta sarısıyla unumuzu ve yoğurdumuzu çırpalım iyice..Pürüzsüz olsun ama..Bu da tamam olduğuna göre artık çorbamızla bütünleştirebiliriz..Ama acele yok..Önce biraz ocaktaki tavuk suyundan alıp terbiyemize karıştıralım .Bir anda değil , ağır ağır karıştıralım..2 - 3 kepçe tavuk suyunu kullanalım bu şekilde..Sonra ılınan terbiyemizi tencereye ağır ağır dökerken hızlı hızlı karıştıralım ki kesilmesi çorbamız..Az bir şey daha ocakta kalsın çorbamız  , tuzunu atalım karıştırıp altını kapatalım..Servis yaparken üzerine tereyağını kızdırıp pulbiberli ve naneli olarak servis yapabilirsiniz..Ben sade olarak servis yapıyorum..Herkes sevmeyebilir diye..Ben baharat tutkunu olduğum için tabağıma bol miktarda alıyorum pul biber ve naneyi:))Afiyet olsun:))

11 Nisan 2013 Perşembe

Patatesli Buzluk Böreği

Patatesli Buzluk Böreği



Merhabalar sevgili dostlarım..Umarım hepinizin hayatında her şey yolundadır..Sağlığınız sıhhatiniz  iyidir..Bizde durumlar idare eder vaziyette..Malum bahar mevsimi olunca benim prensesim hastalandı  geçtiğimiz cuma günü..Hastaneye gittiğimizde muayene olur ilaçlarını alır geliriz derken doktorumuz
 demezmi serum vermemiz lazım diyee!!!Eyvahh dedim korktuk bir irkildik anne kız..Kızım hemen arayalım babamı dedi..Aradık babişkoyu geldi..İşlemleri yapıldı..Serumu bağlandı..serum bittii..Tahlil sonuçları alındı..Doktoruyla görüşüldü ve taburcu oldu derken biz akşamüstünü yaptık..Perişan olduk tabi yorgunluktan..Hastane inanılmaz kalabalık..Meğer salgın varmış..Ondanmış bu kalabalık..Neyse ilaçlarını aldık bizim prensesin  , başladı kullanmaya hemen toparlanmış olacakki bugün antibiyotiğimi içmesemmi demeye başladı :) ama tarafımdan yediği fırçayla içti ilacını..
   Neyse o sebepten blogdan uzak kalışım bu ara:))Ama tamamen de uzak kalmadım canım..Geçenlerde sevgili Vişnapcığımın Midyeli İç Pilav tarifini okuyorum yüzümde tatlı bir tebessümle..Nasılda güzel güzel anlatıyor her zamanki sıcaklığıyla..Ama tarif beni aldııı taaa yıllar öncesine götürdü..19 yıl evveline gittiim bir anda..
 İlk evlilik yıldönümüzü kutlayacaktık..O sebeple şöyle afilli deryalı denizli bir  yemek hazırlayayım diye başladım elimdeki tarif kitaplarını kurcalamaya..Tabi o zaman internet yok..Kitaplardan dergilerden faydalanıyoruz..Kurcalarken karakaplı kitaplarımı; buldum bir tarif..hah dedim bu olsun..Deniz ürünleri seven sevgili eşimin beğeneceğini düşünüp kalbe giden yolun da mideden geçtiğini hesap ederek başladım tarifeee..Aman efendim tarifte yok yok diyebilirim..Karidesler..Midyeler..Pirinç..Ammaa bir tek şey eksik..En önemlisi de o..Ben de tecrübe yok:))Neyse ben bayağı bir savaştım efendim bu tarifle..Sonucu sorarsanız efendim o günden beri sadece  tavuklu pilav(illa ilave edilecekse birşey)..Sevgili eşim olanca nezaketi ve anlayışıyla beğendiğini çok güzel olduğunu söylesede gerçek tüm çıplaklığıyla meydandaydı..
   Eşimden bahsetmemin de elbet bir sebebi var efendim..Şimdi vereceğimBuzluk Böreği tarifini sevgili eşimden öğrendim..(Laf aramızda kendisi mutfağı çok sever ve oldukçada iyidir bu konuda)Eee hadi tafimize geçelim o zaman bu kadar gevezelik yeter sanırım..Sevgiyle ve afiyetle kalınız..

MALZEMELER:
6 yufka
5 orta boy patates
1 orta boy kuru soğan
½ demet maydanoz
2 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz
karabiber
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı su


YAPILIŞI:
PATATESLİ HARCI:
Öncelikle patateslerimizi haşlayalım..İyice piştiğine emin olduktan sonra kabuklarını soyalım ve  çatalla ezelim.yada rendeleyelim..Zeytinyağımızı , tuz ve karabiberi ekleyip iyice yedirelim püremize..Sonra soğanlarımızı rendeleyelim ve suyunu sıkarak ekleyelim patateslerimize..yıkayıp doğradığımız maydanozlarımızı da ekleyelim ve güzelce karıştıralım.biraz ılındıktan sonra elinizle de yoğurabilirsiniz..

Sıvı yağ ve suyu karıştırıyoruz öncelikle..Daha sonra bir yufkayı tezgahımıza açıp sıvı yağlı karışımla yağlıyoruz..Sonra üzerine 2. yufkamızı da açıp onuda aynı şekilde yağlıyoruz.Sonra 3. yufkamızı koyuyoruz üzerine ve onuda yağladıktan sonra eşit şekilde keserek dörde bölüyoruz..Herbir parçanın üzerine patatesli harcımızdan koyup kenarlarını içe katlayıp sigara böreği gibi sarıyoruz..Bu şekilde 4 tane rulomuz olacak..Kalan 3 yufkamıza da aynı işlemi yapalım..4 ruloda buradan ..Toplam 8 tane rulomuz oldu..Şimdi bu rulolarımızı iztediğimiz büyüklükte ama eşit olmasına dikkat ederek keselim.(Kesmeden de direk buzluğa atabilirsiniz ama çözülmesi daha kısa zamanda oluyor, hemde kişi sayısına kadar buzluktan çıkarmak benim işime geliyor..O sebepten kestim)Kestikten sonra da buzdolabı poşedi yada uygun kaplara bölüştürerek buzluğa atıyoruz..pişireceğimiz zaman da çözülmesini beklemeden üzerine yumurta sarısı sürerek 200 derece de üstü kızarıncaya kadar pişiriyoruz..Afiyet olsun..
NOT: Aynı böreği farklı harçlarla da yapabilirsiniz..Ispanaklı..kıymalı..v.s ..

3 Nisan 2013 Çarşamba

Çilekli Pasta

Çilekli Pasta
Merhabalar sevgili dostlar..Kapalı yağmurlu bir İzmir sabahına uyandık bugün..Hava kapalı olsa ne yazar ruhumda ilkbaharın tüm renleri ve neşesi var.''.Haydi şimdi bütün eller havaya ''Modundayım  anlayacağınız..Bildiğiniz gibi kaç gündür keyifsizdim ama şükürler olsun aldığım güzel haberlerle keyfim yerine geldi.Üstelik aynı gün içinde aldım bu güzel haberleri...Eşimi kontrole götürdüğüm gün YGS sonuçları açıklandı sürpriz şekilde beklenen tarihten önce:))Doktorumuz çok iyi buldu eşimi ve ''İstersen yurt dışına bile çıkabilirsin'' dedi..Eee sevgili eşim bunu duyarda dinlemezmi doktorunu:))Dinledi tabi..Hemen eşofmanlar çıkarıldı ve yataklar toplandı ..Hatta bugün birde kahvaltı organizasyonu yaptı bize:))Şükür efsane geri döndü diyorum bende:))
 Eee bu  sebepten , tatlı yiyelim tatlı konuşalım diye sizlere  benim sık yaptığım ve yiyenlerin çok beğendiği pastamın tarifini vermek istiyorum..Adını ben koydum..Çilek Aşkı :))Hadi buyrun çilek aşkına..Sevgiyle ve afiyetle kalın..


KEKİ İÇİN:
4 Yumurta
4Fincan şeker
3 Fincan un
1 Fincan kakao
Vanilin
Kabartma tozu
MUHALLEBİSİ İÇİN:
10 Bardak süt
8 Kaşık un
10 Kaşık pudra şekeri
1 Yumurta
1 Paket vanilya
2 - 3 damla limon suyu
ÇİLEK SOSU İÇİN:
350 GR çilek
100 gr tozşeker
75 gr su
5 gr mısır nişastası
Çilekleri Kaplamak için 2 paket DR oetker Glazür Bitter
Çilekli Pasta

Keki:
Yumurta ve şeker köpük köpük olana kadar çırpılır.Sonra kakao eklenerek çırpmaya devam edilir..Başka bir yerde unumuza kabartma tozu ve vanıilya eklenir ve elenir..elenmiş olan unumuzu da ekleyip kısa bir süre daha çırpmaya devam ediyoruz ve sonrada bu hamurumuzu yağlanmış yuvarlak bir borcama döküp 170 derecede yaklaşık 45 dakika pişiriyoruz..Bıçak testiyle pişip pişmediğini anlıyabiliriz..
kekimiz pişip soğuduktan sonra kalıptan çıkarıyoruz , sert olan kenar kısmını alıp enlemesine 3 parçaya ayırıyoruz.
Biz kekimiz pişerken geçelim muhallebimizin başına..Önce sütümüzü alıyoruz tenceremize ve yumurtamızı kırıp başlıyoruz çırpmaya ..Yumurtamızı süte iyice yedirdikten sonra yavaş yavaş unumuzu ve pudra şekerimizi ekliyoruz..Başlıyoruz karıştırmaya ve kayulaşmaya başlayınca vanilyamızı ve limon suyumuzu da ekliyoruz..Koyulaşıp kaynamaya başlayınca altını kapatıyoruz ocağımızın.
.Muhallebimiz de olduğuna göre çileklerimizin yanına geçebiliriz artık..çileklerimizin büyük bir kısmını sos olarak kullanacağız ama bir kısmını da çikolata ile kaplayıp pastamızın içinde kullanacağız..
20 - 25 tane ayıklanıp yıkanmış çileğimizi ikiye bölüp lazür bir servis tabağına sıralıyoruz..başka bir yerde glazür çikolatamızı kaynayan suda eritip paketin ağzını kesip . sıvı haldeki çikolatamızı çileklerimizn üzerini kaplayacak şekilde gezdiriyoruz..çileklerimizi kapladığımıza göre sosumuza geçebiliriz artık..Şeker ve su ile şurubumuzu hazırlıyoruz ve ılınmaya bırakıyoruz..
Sosumuzu hazırlamak için çileklerimizi rondodan geçiriyoruz ve tel süzgü yardımıyla da çekirdeklerinden ayırıyoruz..Daha sonra ılınan şubumuza ekleyip ocağın altını açıyoruz ve hafif suyunu çekmesini bekliyoruz..Bu esnada nişastamızı da su ile eritip yavaşça ekliyoruz püremize ve kıvam alıncaya kadar pişirip altını kapatıyoruz..
Çukur büyük bir kabı yağlayıp içine streç film seriyoruz ve içini muhallebi ile kaplıyoruz..ve birinci katımızın yerleştiriyoruz kasemize.katımızın üzerini muhallebi ile kaplayıp çikolata kaplı çileklerimizden yerleştiriyoruz ve üzerine tekrar muhallebi döküp 2. katımızı kapatıyoruz ..Aynı işlemleri bu kata da uyguluyoruz..Yani muhallebi çikolata kaplı çilekler ve tekrar muhallebi..
en son olarak streç filmimizi kapatıp buz dolabına koyuyoaruz pastamızı..en az 2 saat buz dolabında beklettiğimiz pastamızı servis yapacağımız zaman streç filmini açıp servis tabağına ters çeviriyoruz ve üzerine hazırladığımız sostan döküyoruz..her yerini kaplayacak şekilde..Kestiğimiz dilimlerin üzerinede dökmek için ayırıyoruz bir miktar..Afiyet olsun..

1 Nisan 2013 Pazartesi

TEŞEKKÜRLER HEPİNİZE DOST BAHÇEMİN ÇİÇEKLERİ

Koskocaman merhabalar hepinize dostlar..Bu defa tarif falan vermeyeceğim..yüreğimden kopanları paylaşacağım sizlerle..Şükürler olsun eşimin ameliyatı iyi geçti..Herhangi bir sorunda olmadığından bir gece hastanede kaldıktan sonra taburcu edildi eşim..Allah'ım ne zor şey hiç bir şey yapmadan ameliyatın bitmesini beklemek:((Biz çok şanslıydık çünkü yanımızda ailemiz , dostlarımız vardı..Yanlız başına çok zor olurdu bunu yaşamak..Allah kimseye yaşatmasın..Elbette bunlar çaresi olan dertler..Allah çaresiz dert vermesin hiçbirimize.
         .İnternette her türlü bilgiye ulaşabilmek güzel ama ameliyat videolarının olması için aynı şeyi söyleyemeyeceğim sanırım..Nedenmi??Sevgili eşimle birlikte bu ameliyat öncesi internette çok araştırma yaptık.Bu ameliyatın nasıl yapıldığına , süresine ve sonrasında yaşananlara dair..Bu araştımalar esnasında da ne yazıkki eşim safrakesesi ameliyatının videolarını bulmuş ve izlemiş:((Hatta bana da izletti...Belki izlememiş olsa(k) daha az heyecan yapardı(k)..Bunu sonucu da ameliyatın bitmesini beklerken bitip tükenmek bilmeyen saniyeler..Dakikalar...Okunan bir sürü dualar..Ekranda ameliyatın bittiği yazısı ve sonrasında beliren uyandırmada yazısının ardından yaşanan mutluluk ve sevinç..Sonrası hastaneye gelen ziyaretçiler..Ardı arkası kesilmeyen telefonlar..Beni bütün telefonlarımızı  cebime yönlendirmek zorunda bıraktılar sonunda:))Ne de iyi yaptılar..Ailemiz hep yanımızdaydı her zaman oldukları gibi:))Telefonlarımızı susturmayan,evimizi dolduran , birbirinden güzel mesajlar atan ,Bloğumdan geçmiş olsun dileklerinde bulunup yüreğimize yüreğiyle dokunan ailemize ve tüm dostlarımıza sonsuz teşekkürler..İyiki varsınız hepiniz hayatımızda DOST BAHÇEMİZİN BİRBİRİNDEN GÜZEL KOKULU ÇİÇEKLERİ....Sevgiler..
                                                                                                                    ZEYNEP AYGÜN